Sevmek Zamanı (1965)

Sevmek Zamanı (1965) filminin afişi

FRAGMAN:

www.imdb.com/title/tt0167400/

Video: XVID 576×432 25.00fps 1024 Kbps [Stream 00]
Audio: MPEG Audio Layer 3 48000Hz stereo 106Kbps [Stream 01]

SES: Türkçe

Türü: Dram, Fantastik, Duygusal
Yapım Yılı, Ülkesi: 1965 – Türkiye
Yapımcı: Metin Erksan
Senaryo (Hikaye): Kemal Demirel
Senaryo: Metin Erksan
Yönetmen: Metin Erksan
Görüntü Yönetmeni: Mengü Yeğin
Müzik: Metin Bükey

Oyuncular:
Müşfik Kenter (Halil),
Sema Özcan (Meral),
Süleyman Tekcan (Başar),
Oya Bulaner,
Deniz Çakır,
Kemal Ergüvenç,
Fadıl Garan,
Adnan Uygur 

Müşfik Kenter (9 Eylül 1932 – 15 Ağustos 2012)

Film Hakkında:
Film 1965 yılında çekildiğinde sadece bir sinemada gösterime girebilmişti. Ancak yıllar sonra televizyonlarda oynadıktan sonra seyircinin ilgisini çekti. 2007’de DVD olarak piyasaya sürüldü. Filmin başrol oyuncusu Müşfik Kenter. 15 Ağustos 2012’de akciğer kanseri ve buna bağlı gelişen enfeksiyon nedeniyle hayatını kaybetti.

Habertürk Gazetesi yazarı Murat Bardakçı’nın Müşfik Kenter ile ilgili yazısını okumak için tıklayın.

Filmin senaryo yazarı ve yönetmeni Metin Erksan da  10 gün önce 04 Ağustos 2012’de hayatını kaybetmişti.

Filmden unutulmaz bir replik:

“Ben seni değil resmini sevdim”

“- Ben senin söylemeni istiyorum. Herhalde bana ait olan bir şeyi öğrenmek hakkımdır.
– Hayır! Sana ait bir mesele değil bu. Resminle benim aramdaki bir durum seni ilgilendirmez. Ben senin resmine aşığım.
– İyi ama aşık olduğun resim benim resmim. İşte ben de buradayım. Söyleyeceklerini dinlemeye geldim.
– Resmin sen değilsin ki… Resmin benim dünyama ait bir şey. Ben seni değil resmini tanıyorum. Belki sen benim bütün güzel düşüncelerimi yıkarsın.
– Bu davranışların bir korkudan ileri geliyor.
– Evet bir korkudan ileri geliyor. Bu korku, sevdiğim şeye ebediyen sahip olabilmek için çekilen bir korku. Ben senin resmine değil de sana aşık olsaydım o zaman ne olacaktı? Belki bir kere bile bakmayacaktın yüzüme. Belki de alay edecektin sevgimle. Halbuki resmin bana dostça bakıyor, iyilikle bakıyor ve ebediyen bakacak.
– Ben de sana bakmak istiyorum.
– Hayır! Benimle resminin arasına girme, istemiyorum seni. Ben senin yalnız resmine aşığım.”

   

   

Konu:
Halil (Müşfik Kenter), adada ustası Mustafa’yla (Fadıl Garan) birlikte boyacılık yapmaktadır. Bir gün boyamaya girdiği boş köşklerden birinin üst katında, duvarda asılı bir kadın resmi görür ve resme aşık olur. Bir yıl boyunca her gün köşke girer ve resmi seyreder. Ancak, bir gün, köşkün sahibinin kızı olan resimdeki Meral (Sema Özcan), iki arkadaşıyla köşke gelir ve Halil’i resmini seyrederken görür.
Meral, Halil’in kendisine aşık olduğuna inanarak bu aşka karşılık verir. Oysa Halil, Meral’e değil, onun resmine aşıktır.

İnceleme:
Metin Erksan’ın 1965 yapımı başyapıtı Sevmek Zamanı, yıllardır kült unvanının hakkını veren bir seyir izliyor. Zamanında gösterilecek salon zar zor bulmuş olsa da uzun zamandır meraklılarınca farklı şekillerde temin edilip seyredilmesi, (özellikle MSÜ Sinema TV Merkezi arşivinden) sadece kült filmlere reva görülebilecek bir ilgi çeşidi. Sonradan televizyonda yayınlanması ise, daha çok insanca keşfedilmesine, dolayısıyla, ününün sınırlarının genişlemesine vesile olmuş. Filmin etrafı bir efsane örtüsüyle kaplı.
Film 2007 yılında D Productions tarafından DVD olarak piyasaya sürüldü.
Metin Erksan’ın senaryosunu yazıp yönetmenliğin yanı sıra yapımcılığını da üstlendiği Sevmek Zamanı’nın temel meselesinin suretle aşk olduğu konusunda çoğu kaynak hemfikir. Adada çalışan boyacı Halil (Müşfik Kenter) oradaki bir köşkte gördüğü kadın resmine aşık oluyor. Resmin sahibi Meral (Sema Özcan) ise üst sınıftan, çevresine yabancılaşmış genç bir kadın. Halil’in aşkına karşılık vermek istese de o, resme âşık olduğunu söyleyerek Meral’i reddediyor.
Bu hikâye de aslında, Yeşilçam aşk filmlerinin temelindeki sınıf çatışmasının bir çeşitlemesi. Ama tıpkı Vesikalı Yarim’de olduğu gibi Sevmek Zamanı’nda da bu tanıdıklığın içinde insanı farklılığıyla afallatan, dingin bir atmosfer var. Sevmek Zamanı’nı ayrıksı kılan, onu nesiller boyu efsaneleştiren, katmanlarını artıran şey de, muhtemelen, tanımlanması zor bu hissiyat.
Sevmek Zamanı’nın farklı okumalarının bolluğu, onun nasıl katmanlı bir eser olduğunun kanıtı. Erksan’ın o dönem taraflarından biri olduğu ulusal sinemacılar ve ‘evrenselci’ Sinematekçiler arasındaki tartışma, Sevmek Zamanı’nın da sıklıkla bu odağa yerleşmesine sebep oldu. Tabii ki ‘suretle aşk’ temasının Doğu edebiyatıyla bağlantısı, Batı usulü aşk-Doğu usulü aşk arasında kurulan karşıtlık filmin bu açıdan değerlendirilmesinin diğer nedenlerinden.
Ama asıl ilginç olan, filmin tanımları aştığı yönleri. Sevmek Zamanı üretildiği dönemdeki ortamdan ayrı düşünüldüğünde de çeşitli anlamlar kazanan bir yapım. Ulusal sinemanın örneği sayılan bir filmin, aynı zamanda gerçeklik meselesinin tartışılmasına zemin olması, onun zenginliğine örneklerden sadece biri.
Sevmek Zamanı, Doğu-Batı karşıtlığı temasının boyunduruğundan kurtulduğunda da estetiğiyle, kendine özgü atmosferiyle, seyirciyle geçmiş arasında farklı kapılar açıyor. Üzerine yapılan tanımlar eskise de verdiği his, tazeliğini koruyor.

Görüşlerinizi paylaşabilirsiniz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: