İnsanlar Yaşadıkça – From Here to Eternity (1953) [AY]

From Here to Eternity (1953) filminin afişi

FRAGMAN:

http://www.imdb.com/title/tt0045793/

Video: DivX 3 576×432 23.98fps [Stream 00]
Audio: MPEG Audio Layer 3 48000Hz mono 97kbps [Stream 01]

SES: İngilizce
ALTYAZI: Türkçe / İngilizce

Tür: Dram, Romantik, Savaş
Yapım Yılı, Ülkesi: 1953 – ABD
Yapımcı: Buddy Adler
Senaryo (Kitap): James Jones
Senaryo: Daniel Taradash
Yönetmen: Fred Zinnemann
Görüntü Yönetmeni: Burnett Guffey, Floyd Crosby
Müzik: George Duning
Gösterim Tarihi: 01 Aralık 1955 (Türkiye)

Deborah Kerr’in filmdeki bu mayolu sahnesi bile sansürcüleri kızdırmaya yetmişti.

Oyuncular:
Burt Lancaster … Sgt. Milton Warden
Montgomery Clift … Pvt. Robert E. Lee Prewitt
Deborah Kerr … Karen Holmes
Donna Reed … Alma ‘Lorene’ Burke
Frank Sinatra … Pvt. Angelo Maggio
Philip Ober … Capt. Dana Holmes
Mickey Shaughnessy … Cpl. Leva
Harry Bellaver … Pvt. Mazzioli
Ernest Borgnine … Sgt. ‘Fatso’ Judson
Jack Warden … Cpl. Buckley
John Dennis … Sgt. Ike Galovitch
Merle Travis … Sal Anderson
Tim Ryan … Sgt. Pete Karelsen
Arthur Keegan … Treadwell
Barbara Morrison … Mrs. Kipfer – Owner of New Congress Club

Montgomery Clift (solda) Frank Sinatra (sağda) ve yönetmen Frank Zinnemann (ortada) From Here to Eternity (1953) filminin çekimleri sırasında.

Hakkında:
Amerikan sinemasının etkili yönetmenlerinden biri olan Fred Zinneman’ın klasik filmlerinden “İnsanlar Yaşadıkça” 1941 yılında Pearl Harbor baskını sırasında geçen bir hikayeyi anlatıyor.
Film, James Jones’un 1951 tarihli aynı adlı çok satan, ödüllü romanından sinemaya uyarlandı.
Şiddet ve cinselliğin dozu kitaptakinden çok daha azaltılmış olsa da From Here to Eternity (1953) çevrildiği yıl oldukça sansasyon yaratmıştı. Filmde göze çarpan sadizm, zorbalık, küfür, zina, kaba cinsellik gibi unsurlar bu günün ölçülerinde artık yadırganmamaktadır.
Film, 1954 yılında 8 Oscar kazandı.
ABD’de “kültürel, tarihi ve estetik olarak önemli” filmler arasına seçilerek Kongre Kütüphanesi’nin “Ulusal Film Arşivi”nde muhafaza edilmesine karar verilmiştir.
Roman yayımlandığında kimse bunun uzunca bir süre sinemaya aktarılabileceğine inanmıyordu. Romanda Amerikan ordusu olumsuz bir biçimde resmediliyordu ve film çekimleri için lojistik destek vermeyeceği aşikardı. Kitapta birçok kutsal kuruma dil uzatılıyordu, küfür ve kaba konuşmalar çoktu. Hem ordunun desteğini almak hem de sansürü aşmak için senaryo aşamasında birçok değişiklikler yapıldı. Örneğin romandaki ‘genelev’ “gece klubü” oldu, genelevdeki fahişeler eskort kızlara dönüştürüldü. Küfürlü konuşmalar ayıklandı, askeri hapishanedeki işkence sahneleri yumuşatıldı, Yüzbaşı Holmes kitaptaki gibi terfi ettirilmek yerine ordudan ihraç ettirildi. Savaşta yarbay rütbesi ile görev yapmış olan yapımcı Buddy Adler’ın özel ilişkileri de ordunun desteğinin alınmasında yardımcı olmuştur.
Frank Sinatra’nın bu filmdeki rolünü Mafya bağlantıları sayesinde kaptığına dair bir şehir efsanesi vardır.

Bu olay Baba (The Godfather 1972) filminde de ima edilmişti, filmde İtalyan kökenli şarkıcı/aktörü yeni filminde oynatmamakta ısrar eden yönetmeni ikna edebilmek için çok sevdiği atının kafasını kesip uykudayken yatağının içine bırakıyorlardı.

Gerçekte ise rolü almasında o zaman evli olduğu Ava Gardner’in etkisi olmuştu. O zaman Columbia Pictures için bir filme başlayan şöhretinin zirvesindeki Ava Gardner’ın önerisini şirketin başındaki Harry Cohn hemen kabul etti. Sinatra’nın o zamanki ücreti çok yüksek değildi,hatta bu filmde bedava oynayabileceğini bile beyan etmişti. Sinatra bu film için sadece $8.000 almıştır.
O zamana kadar daha çok şarkıcı olarak ünlenen Frank Sinatra çekim aralarındaki içki içme maratonları sırasından Montgomery Clift’ten aldığı oyunculuk tüyolarının da yardımı ile kendisine Akademi Ödülünü de getiren müthiş bir oyunculuk çıkarmış ve artık sinemada da bir star olduğunu tescil ettirmişti.

Deborah Kerr ve Burt Lancaster’in plajdaki ihtiraslı öpüşme sahnenin senaryo gereği ayakta olması gerekirken Burt Lancaster’ın önerisi ile uzanarak çekilmesine karar verilmiş. Yaklaşık 45 saniye süren ihtiraslı sahne From Here to Eternity (1953) filminin en unutulmaz sahnesidir.

Bu sahne zamanında sansürün hışmına uğramıştı ve lobi fotoğraflarına ve afişlere basılması yasaklanmıştı. Hatta bir sinemadan diğer sinemaya gönderilen projeksiyon kopyaları, projeksiyon görevlilerinin hatıra olarak bu sahneleri kırpıp kendilerine ayırmaları nedeniyle gitgide kısalıyordu. Günümüzde çok masum kalan bu sahnenin maruz kaldığı muamele, o devirdeki sansür anlayışını anlamak açısından önem taşıyor.

Burt Lancaster ile Deborah Kerr’in sahildeki öpüşme sahnesi yıllarca unutulmadı (Filmden alınan bu sahne renklendirilmiştir)

Bu filme kadar hep kara filmler ve tarihi avantür filmlerde kalıplaşmış rollerde oynayan Burt Lancaster ise ilk kez farklı bir maço rolde oynuyordu.
1950’li yılların en çok gişe yapan filmlerinden biri idi.1,65 Milyon dolarlık bir bütçe ile tamamlanan film o yıl 30,5 Milyon dolar hasılat yapmıştı.Bu miktar bugünün değeri ile çeyrek milyar dolara karşılık gelmektedir.

Filmin Diğer Sürümleri:
– “From Here to Eternity” (1979) TV Mini dizisi. 60’ar dakikalık 6 bölüm (Toplam 360 dakika).Buzz Kulik ‘in yönettiği dizide Burt Lancaster’in rolünü William Devane Deborah, Karr’ın rolünü Natalie Wood, Montgomery Clift’in rolünü Steve Railsback, Frank Sinatra’nın rolünü de Joe Pantoliano üstlenmişti. Kim Basinger ve Peter Boyle dizinin diğer oyuncularıydı.
Diziden bir bölümü şuradan izleyebilirsiniz.

– “From Here to Eternity” (1980) TV dizisi. 60’ar dakikalık 13 bölüm.Burt Lancaster’in rolünü William Devane Deborah Karr’ın rolünü Barbara Hershey , Montgomery Clift’in rolünü de Don Johnson üstlenmişti.Kim Basinger , John Calvin ve Janet Wood ‘un da dahil olduğu geniş bir oyuncu kadrosu vardı. Bu 13 bölümlük dizi TRT’de gösterildiğinde çok beğenilmişti.
Dizinin fragmanını şuradan izleyebilirsiniz.

   

   

Konu:
Olaylar 1941 yılında Hawaii’de Japonların Pearl Harbor baskınının öncesinde bir Amerikan askeri üssünde geçer. Yüzbaşı Dana Holmes (Philip Ober) adaya yeni transfer edilen Er Robert Prewitt’in (Montgomery Clift) yetenekli bir boksör olduğunu öğrenir. Ondan kendisinin de başkanı olduğu alayın boks takımında dövüşmesini ister. Vicdani sebeplerden dolayı bu teklifi reddeden er Prewitt’i zor günler beklemektedir. Kararını değiştirmesi için başta Başçavuş Milton Warden (Burt Lancaster) olmak üzere diğer astsubaylar tüm zor görevleri er Prewitt’in üstüne yıkarak hayatı onun için zorlaştırmaya başlarlar. Bu zor zamanlarında derdini kelimelere dökemeyen Prewitt, trompetini üfleyerek çıkardığı melodilerle teselli bulmaya çalışır.
Bu dramatik sahneyi şuradan izleyebilirsiniz.

Tek destekçisi ise disiplinsiz ve şakacı arkadaşı Er Angelo Maggio’dur (Frank Sinatra). Bu özelliklerinden dolayı er Maggio sadist çavuş ‘Fatso’nun (Ernest Borgnine) hışmına uğrar ve eziyet görür. Bütün bu olaylar olurken Başçavuş Milton Warden ve Yüzbaşı Holmes’un karısı Karen (Deborah Kerr) arasında bir yasak ilişki başlar. Japonların adaya beklenmedik saldırısı herşeyi değiştirecektir.

Görüşlerinizi paylaşabilirsiniz

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: